Martin Eden Kitabının Konusu ve Kahraman Analizi (Jack London)

  

Jack London Martin Eden Konusu ve Kahramanları

Martin Eden, fakir bir denizciydi. Gemilerde tayfalık yaparak yaşamını güçlükle sağlıyordu fakat ufuksuz denizlerde dolaşmak çoğu defa onu mutlu etmeye yetmiyordu. Günün birinde Arthur adında zengin bir delikanlıyı denizde mutlak bir ölümden kurtarmasıyla Martin’in de hayatının akışı değişiverdi. Arthur, kurtarıcısını bir tür­lü yanından ayırmak istemiyordu. Bir gün Martin’i alıp evine getir­di, annesi babası ve kız kardeşi Ruth ile tanıştırdı.

. Yıllarca denizlerde binbir güçlük içinde yaşamak, Martin Eden’i duygusuz, kaskatı bir insan yapmıştı ama delikanlı Ruth’u görünce birden değişti. Genç kıza çılgıncasına âşık olmuştu. Fakat yoksul bir denizciyle bir zengin kızının bir arada yaşamalarının olanaksız olduğunu da biliyordu. Her şeyden önce sevdiği kıza uygun bir in­san kimliğine kavuşması gerekiyordu. Martin Eden, Ruth’u asla unutamayacağını anlayınca çalışıp didinip Ruth’un sevgisine ve il­gisine lâyık bir insan olmayı kararlaştırdı.

Diğer taraftan Ruth da Martin’e karşı yakınlık duyuyordu. Genç kız Martin’i eve çağırması için ağabeyi Arthur’a ısrar ediyor, Mar­tin’in geldiği akşamlar da her zamankinden daha güler yüzlü daha neşeli oluyordu.

Ruth’un bu durumundan cesaret alan Martin Eden, denizciliği bırakıp yazar olmayı aklına koymuştu. Yazılarıyla hem ün kazana­cak hem de zengin olacaktı. Fakat başarıya ulaşabilmek için çok çalışması gerektiğini de biliyordu. Martin, yılmadı, çalıştı. Aylarca dergilere durmadan yazı gönderdi, fakat hepsi de yayımlanmadan geri gönderilmişti. Bu başarısızlık Martin’in cesaretini kıracak yer­de tam tersine çalışma gücünü artırıyordu. Fakat sonunda Martin, yazarlık hevesi uğruna iyice parasız kaldı. Çevresindekiler onu hor görmeye başladılar. Çalışkan yoksul denizci hüviyetini kaybedip tembel, havadan para kazanmak isteyen yeteneksiz yazar duru­muna düşmüştü. Hatta Ruth da ailesinin ve çevresinin etkisinde kalarak Martin’den yüz çevirmişti. Genç kız, delikanlının bu feda­kârlıklara onun uğruna katlandığını bilmek istemiyordu.

Günün birinde Martin Eden’in şansı dönüverdi. Yayın evlerin­den biri Martin’in yapıtlarını beğenmiş ve hemen basmak istemişti. Bu yayın evini diğerleri izlemiş ve kısa bir süre içinde Martin Eden, edebiyat çevrelerinde ünlü bir kişi olmuştu. Kitapları peşpeşe yayın­lanıyor, yazılarını dergiler yayımlamak için birbirleriyle yarış ediyor­lardı. Artık Martin şöhretli ve aynı zamanda büyük servet sahibi bir yazardı. Bu durumda Ruth da tekrar eski sevgilisine dönmek istedi. Fakat bu defa da Martin, Ruth ile ilgilenmedi. Başından geçenler Martin’i olgunlaştırmıştı. Genç yazar, Ruth’un gerçekte hiç de rüya­larını süsleyen ideal sevgili olmadığını anlamıştı. Bu durumda onunla hayatını da birleştirmesi gereksizdi. Üstelik, Martin Eden, bir zamanlar pek gıpta ettiği o kültürlü ve zengin kişilerin de pek sanıl­dığı kadar gıpta edilecek insanlar olmadıklarını anlamıştı. Artık bu insanların çevresinde yaşamak Martin’in hoşuna gitmiyordu. Eski çevresini, dostlarını da tam anlamıyla unutamamıştı. Gerçekte ün­lü yazar doğup büyüdüğü çevreden tam anlamıyla kopamamıştı. Günün birinde kitaplarını, yeni dostlarını bırakıp tekrar denizlere açıldı. Ama artık engin denizlerde ona eskisi gibi mutluluk vermiyor­du. Ani bir kararla kendini çok sevdiği denizin koynuna bırakıverdi.

Martin Eden Kitabı Hakkında

Martin Eden, yazarın kendi yaşamının öyküsüdür. Yapıtta ya­rattığı kahramanını o kadar benimsemiştir ki tıpkı onun gibi intihar ederek hayatına son vermiştir. Yapıtta üne kavuşmanın, para ka­zanmanın insanları mutluluğa kavuşturmaya yetmeyeceği görüşü işlenmiştir.

Benzer Konular:

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir