Oliver Twist Kitap Özeti ve Konusu

  

CHARLES DICKENS Oliver Twist Kitap Özeti ve Konusu

 

Oliver Twist, Londra’nın yetmiş beş mil kadar kuzeyinde bir düşkünler evinin hastanesinde dünyaya gelmişti. Annesinin adı bilinmiyordu. Kadıncağız uzun zaman yol yürümüş, bitkin bir hâlde yolun kenarına yığılıp kalmıştı. Çocuğuna sadece bir yü­zük ve bir madalyon bırakarak ölmüş, bunları da o ölürken ba­şında duran Sally adında, yoksul bir kadın çalmıştı.

Oliver’in adını, yetimhanenin müdürü Bumble koymuştu. Kimsesiz çocuklara kendine göre alfabetik sırayla ad vermek bu zalim adamın âdetiydi. Tvvist, Svvubble ile Unwin’in arasındaydı. Ona Oliver Tvvist adını koydular.

Ailesinin bulunması için on poundluk bir mükâfat teklif edil­diği hâlde bir sonuç çıkmayınca Oliver yakınlardaki yoksul çiftlik­lerden birine gönderildi, burada çocukluğunun ilk yıllarını yarı aç, sefil bir hâlde geçirdi. Dokuz yaşında fabrikaya gönderildi. Hiçbir zaman karnı iyice doymayan Oliver bir gün sofrada yulaf lâpasından bir tabak daha istedi. Bu olay fabrikanın sahiplerini kızdırdı. Çocuğu tek başına bir odaya kapadılar, onu başların­dan alacak adama beş pound vereceklerini ilan ettiler.

Oliver, Sovverberry adında bir cenaze levazımatçısına çırak verildi, burada bir sanat öğrenecekti. Sowerberry ona yas elbi­seleri giydirip çocukların cenazelerine gönderdi. Sovverberry’nin yanında çalışan bir başka çocuk, Noah Claypole, Oliver’e ailesi hakkında alaylı sözler söylüyor, onu kızdırıyordu. Bu hakaretle­re dayanamayacak hâle gelen Oliver, Claypole’e hırsla hücum etti, bu yüzden Mrs. Sovverberry, Oliver’i kapatıldığı yerden çı­kardı, çocukcağız hemen o gece iki parça eşyayı toplayıp Lond­ra’nın yolunu tuttu.

Oliver, Londra’nın kenar mahallelerinden birinde uzun za­man yol yürümekten ve açlıktan bitkin bir hâldeyken Jack Dawkins’le karşılaştı. Jack Dawkins, mahallelerin kabadayılarından biriydi. Davvkins, Oliver’e şehirde yatacak yer bulmayı teklif etti. Çok geçmeden Oliver kendini Fagin adında ihtiyar, cimri bir Yahudinin idare ettiği genç hırsızlar çetesinin eline düşmüş buldu. Oliver, yankesici olarak yetiştirildi. Daha ilk işe çıkışında yaka­landı, polis merkezine götürüldü. Orada iyi kalpli Mr. Bronlovv, cebinden para çalmaya yeltenen Oliver’i affedip hapisten kurtar­dı. Mr. Bronlovv, akradaşı Grimvvig ve Bronlovv’un ev sahibesi, hastalıklı Oliver’i alıp baktılar. Oliver, Mr. Bronlovv’a ait bir kadı­nın portresine o kadar benziyordu ki üçü de buna hayret ettiler. Oliver iyileştikten sonra bir gün eline bir miktar kitap ve para ver­diler, bir kitapçıya götürmesini söylediler. Grimvvig, Oliver’in bir daha geri dönmeyeceğini iddia ediyordu. Bu arada Fagin çetesi de Oliver’i araştırıyordu. Nancy adında bir sokak kızı onun bu­lunduğu yeri öğrendi ve çete üyelerine bildirdi.

Londra’ya gelmiş olan Bumble Mr. Bronlovv’un gazetelere Oliver’in iyileştiğine dair verdiği haberi okuyunca bir miktar para koparmak ümidiyle hemen Bronlow’a koştu, çocuğun geçmişi hakkında bildiklerini anlattı. Onun gayrimeşru bir çocuk olduğu­nu söyledi. Bronlovv, bunu öğrendikten sonra bir daha çocuğun yüzünü görmek, adını duymak istemediğini bildirdi.

Böylece Oliver bir kere daha Fagin çetesinin eline düşmüş­tü. Onun yokluğu sırasında çete Londra’nın batısında Chert- sey’de bir evi soymak için hazırlıklara başlamıştı. Macera günü geldi çattı. Zavallı Oliver de soygunda görevliydi. Oysa o bunu hiç istemiyordu.

Oliver’le Bili Sikes, Toby Crackit’le buluşup evin küçük pen­cerelerinden birini açıp içeri girdiler. Oliver içeri girerken, evin sahibelerine durumu gizlice bildirmeyi aklına koymuştu. Soygun­cular fark edilince, iki çocuk kaçtı, Oliver geride kalıp yaralandı. Kaçarlarken Sikes onu bir çukura atıp üzerine bir pelerin örttü. Toby Crackit, geri dönüp durumu Fagin’e bildirdi. İhtiyar hırsız yetiştiricisi Monks’la yaptığı konuşmasından sonra Oliver’le da­ha fazla ilgilenmeye başlamıştı. Onların konuşmasını dinleyen Nancy, iki adamın Oliver’in ailesini, onun bir suçlu olarak yetişti­rilmesini konuştuklarını duydu.

Oliver bitkin bir hâlde bir gece önce girdiği eve doğru sürü­ne sürüne gitti. Evin sahibi Mrs. Maylie’yle onun evlâtlığı Rose, Oliver’i içeri aldılar. Oliver’in hikâyesi onlara çok dokunmuştu, dostları doktor Losberne sayesinde Oliver’i polisten kurtardılar. Çocuk iyileştikten sonra doktorla birlikte Mr. Bronlow’u aramaya çıktı. Ama ihtiyar adamın arkadaşı Grimwig ve hizmetçisi Mr. Bedvvin’le birlikte Pasifikteki adalardan birine gittiğini öğrendi.

Bunlar olup biterken Bumble da Mrs. Courney adında dul bir kadına kur yapıyordu. İkisi konuştukları bir sırada kadını Oli­ver’in annesini ölürken görmüş olan ihtiyar Sally’nin başucuna çağırdılar. Kadın ölmek üzereydi. İhtiyar Sally öldükten sonra Mrs. Courney ölünün elindeki rehin kâğıdını aldı. Bumble, Mrs. Courney’in servetini gizlice incelemişti, sonuçtan memnun kalıp ona evlenme teklifinde bulundu.

Maylie’ler sayfiyeye gitmişlerdi. Oliver, bahçıvanlık dersleri alıyor, geziyor, bol bol okuyordu. Bu tatil sırasında Rose Maylie fena hâlde hastalandı, ölümden güç kurtuldu. O iyileştikten son­ra Mrs. Maylie’nin hayırsız oğlu Harry, onunla evlenmek istedi. Ama genç kız iki meseleyi öne sürerek bu teklifi reddetti. Birinci­si, Rose gerçek anne ve babasının kim olduğunu öğrenmeden evlenemezdi. İkincisi de Harry kendine azıcık çeki düzen verme­den, doğru yola sapmadan Rose’yle evlenmeye kalkışamazdı. Bir gece Oliver, Fagin’le Monks’un evin etrafında sürüne sürüne dolaştıklarını pencereden görerek korkuya kapıldı.

Bumble, sabık Mrs. Corney’le evlenmenin hiç de iyi bir iş ol­madığını çok geçmeden anlamıştı. Kadın onu tamamen kendi hükmü altına almıştı. Monks, fabrikaya Oliver hakkında bilgi top­lamaya gittiği zaman Mr. ve Mrs. Bumble’yi buldu, Mrs. Bumb- le’nin Sally’den aldığı rehin kağıdıyla bir nikah yüzüğü ve bir ma­dalyon elde etmiş olduğunu öğrendi. Monks, bunları kadından alıp nehre attı.

Dönüşünde Fagin’e Oliver’in kim olduğunu öğrendiğini anlat­tı. Onlar konuşurken gene Nancy kulak misafiri olmuştu. Chest- ley macerasında yaralanmış olan Bili Sikes’e uyku ilâcı verdik­ten sonra Nancy, Rose Maylie’yi görmeye gitti. Rose’nin adresi­ni de Monk’la Fagin’in konuşmalarını dinlerken öğrenmişti.

Rose, Nancy’nin anlattıklarından pek bir şey anlayamadı. Monk’un hikâyeye karışmasının nedenini çözemedi. Ne var ki Nancy’yi düştüğü bataklıktan kurtarmak için ona kendi evinde kalmasını teklif etti. Ama Nancy, Bili Sikes’den ayrılamayacağı­nı bildiği için Rose’nin teklifini kabul etmedi. İki genç kadın, da­ha sonra da buluşmak üzere sözleştiler. Rose’yle Cliver, seya­hatten dönmüş olan Mr. Brunlovv’u ziyarete gittiler. Çocuğun Bruniow ve Mrs. Bedwin’le kucaklaşması pek heyecanlı oldu. İh­tiyar Grimvvig bile Oliver’i tekrar görebildiğine sevinmişti. Rose, Mr. Brunlovv’a Nancy’nin hikâyesini anlattı. Noah Claypole’yle, Sovverberry’lerin hizmetçisi Charlotte birlikte kaçmışlar, Lond­ra’ya gelmişlerdi. Fagin’le çetesinin barınağı olan eve düşmüş­lerdi. Fagin, Noah’ı da kandırıp yanına aldı. Noah’ın işi, çarşıya gönderilen çocukların ceplerinden ufak para çalmaktı.

Nancy, Rose Maylie’yle buluşacağı gün, Bili Sikes’in yanın­dan ayrılmadı. Fagin, kızın sabırsız hâlini fark edince onun BİH’den bıkıp kendine başka bir sevgili bulduğu hükmüne vardı. Fagin, Sikes’in çetedeki etkinliğini bildiği için delikanlıdan nefret ediyordu. Bu durumu, Sikes’den kurtulmak için bir fırsat bildi. Fagin, Noah Nancy’nin peşine gönderdi. Onun her hareketini gözetleyecek nerelere gittiğini öğrenecekti.

Ertesi hafta Nancy, Fagin’in de yardımıyla serbest kaldı. Ro- se’nirı evine gitti, ona ve Mr. Brunlow’a Sikes hariç, diğer çete mensuplarının marifetlerini anlattı. Bütün bunları gizlice dinleyen Noah, duyduklarını Fagin’e anlattı, o da Sikes’a… Sikes öfkeye kapılarak Nancy’yi vahşice öldürdü. Kızın kendisine sadık kaldı­ğını bilmiyordu. Sikes, Nancy’nin ölüm anında gözlerinin bakı­şından kendini bir türlü kurtaramıyordu. Nereye gitse, ne yapsa, Nancy’nin hayalinden belki kurtulurum diye kendi köpeğini de öl­dürmeye kalktı. Ama köpek kaçmıştı.

Korkuya kapılan Monks, Mr. Brunlow’a Oliver hakkında ta­sarlananları açıkladı. Oliver’in babası Edward Leeford, kendin­den daha büyük bir kadınla evlenmişti. Bu evlenmeden doğan çocuk, Edward Leeford Monks adıyla tanınıyordu. Birkaç yıl sü­ren düzensiz bir evlilik hayatından sonra karı koca boşanmışlar­dı. Edward, yani Monks’la annesi Amerika’ya yerleşmişler, baba da ingiltere’ye dönmüştü. Daha sonra Leeford eski bir denizciy­le tanışıp onun on yedi yaşındaki kızıyla sevişmeye başlamıştı. Denizcinin üç yaşında bir kızı daha vardı. Leeford, kızla evlen­mek üzere hazırlıklara başlamıştı. Ama nikahtan önce Leeford ölen bir akradaşının cenazesinde hazır bulunmak üzere Ro- ma’ya çağrılmıştı. Roma’ya giderken Leeford, eski dostu Bron- lovv’a uğramış, nişanlısının bir portresini bırakmıştı. Leeford da Roma’da hastalanıp ölmüştü. Leeford’un eski karısı adamdan kalan bütün malı zaptetmişti. Leeford’un müstakbel karısı hami­le olduğunu, nişanlısının öldüğünü öğrenince durumunu gizle­mek için evden kaçmıştı. Baba da kızının arkasından ölmüş, kü­çük kız bunun üzeripe Mrs. Maylie’nin evlâtlığı olmuştu. Bu kız Rose Maylie, yani Oliver’in teyzesiydi. Monks, prensler gibi ya­şıyordu. Annesi öldükten sonra Batı Hint adalarına gitmişti. Ama Monks, çoktan dönmüş, babasından kalan mirası paylaşmak zorunda olduğu üvey kardeşini araştırmaya başlamıştı. Düşkün­ler yurdunda Oliver’in ailesinin bulunması için mükâfat vaade- den Monks’tu. Çocuğun Fagin’in çetesinde kalmasını sağlayan

da gene oydu.

Fagin’le öbür elebaşı yakalandıktan sonra Bili Sikes ve çe­tenin öbür adamları Thames nehri üzerinde, Jacob adacığında boş bir eve sığındılar. Polisin aramaları bitinceye kadar orada kalacaklardı. Ama Sikes’in daha önce kaçmış olan köpeği, poli­se yardım etti, hırsız çetesinin saklandığı yeri meydana çıkardı.

Bili Sikes kaçmak için kullandığı iple farkında olmadan ken­dini astı. Öbür soyguncular yakalandılar. Fagin, Newgate’te halk önünde idam edildi. Ondan önce, Monks’un kendisine vermiş ol­duğu ve Oliver’in kim olduğunu açıklayan kâğıtları da resmi ma­kamlara teslim etmişti.

Papaz olan Harry Maylie, Rose’yle evlendi. Mr. Bronlovv, Oli­ver’i evlât edindi, Harry’nin kilisesinin yakınında bir ev satın’alıp oraya yerleşti. Mr. ve Mrs. Bumble düşkünler yurdundaki işlerini kaybetmişler, bir zamanlar hükümdarı kesildikleri yerin sakini ol­muşlardı. Monks, babasından kalan mirasın yarısını kardeşine verdi, Amerika’ya gitti. Sonra orada, hapishanede öldü. Oliver’in zorluklarla, sıkıntılarla dolu karanlık yılları artık bitmişti.

YAPIT HAKKINDA

Oliver Twist, Dickens’in ilk gençlik yıllarında yazdığı roman­dır. Olay, Londra’da ve İngiltere’nin taşra şehirlerinde geçer İlk kez tefrika hâlinde yayımlanmıştı. Olaylar oldukça heyecanlı ve normal bir seyir izleyerek gelişir. O dönemdeki yoksul sınıfın acıklı yaşamı içtenlikti ve canlı bir şekilde anlatılmaktadır insan ruhunun en duyarlı noktaları zarif bir üslûpla dile getirilmiştir

Benzer Konular:

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir